Halk Sağlığı Mücadele Eden Emekçilerin Eseri Olacak

Salgın önlemleri adı altında sermayenin ve kendi iktidarlarının çıkarlarına yönelik politikalar yürüten iktidar, işçiler-emekçiler üzerindeki baskısını derinleştirdi. Sömürgecilik ve işgal politikalarından bir an olsun vazgeçmeyen AKP-MHP iktidarı, salgını bahane ederek halkları sokak mücadelesinden yalıtma görevini bilfiil sürdürdü.

“Halk sağlığı değil düzenin bekası” diyen AKP-MHP iktidarı, sağlık alanındaki ikiyüzlülüğünün ve sağlık sistemindeki açıklarının yol açtığı tüm sorunların yükünü emekçilerin sırtına yüklemeye çalışıyor. Piyasalaştırılan sağlık hizmetlerinin yarattığı enkazın yükü sağlık emekçilerinin üstüne yıkılıyor.

Güvenliklerinin sağlanmasına yönelik düzenlemelerin ısrarla hayata geçirilmeyişi, sağlık emekçilerini salgından en çok etkilenen emekçi grubu haline gelmesine ve yüzlerce sağlık emekçisinin hayatını kaybetmesine neden oldu. İktidarın ikiyüzlü politikaları karşısında “halk sağlığından sorumlu” tutulan sağlık emekçileri, hâlen zor şartlarda çalıştırılıyor, günlerce aralıksız, uykusuz nöbet tutmak zorunda bırakılıyor, görev başında saldırıya uğruyor, yaralanıyor, ağır çalışma koşulları yüzünden hayatlarını kaybediyor veya intihara sürükleniyor. AKP-MHP iktidarı sağlık politikalarıyla sağlık emekçilerine yaşanamaz bir hayat sunuyor.

Ekonomik krizde ücretleri gerçek enflasyon oranları karşısında günden güne eriyen, özlük hakları verilmeyen, ek ödemeleri düzenli bir biçimde yatırılmayan sağlık emekçileri de diğer tüm emekçiler gibi ağır çalışma koşullarına, baskı ve şiddete, yoğun sömürüye maruz kalmaktadır. Tüm bunlara rağmen, emekçi düşmanı Erdoğan, halk sağlığı için mücadele eden ve istifaya zorlanan sağlık emekçilerine pişkince “Gidiyorlarsa gitsinler,” diyebiliyor.

En zor şartlarda çalışmaya mahkûm edilen sağlık emekçileri kalacak, halkların kaynaklarını sömüren bu iktidarı göndereceğiz. Zafer direnen emekçinin olacak.

Umut sosyalizmde!

#GidecekOlanHekimlerDeğil
#HaklarımızİçinGöREVe