Devrimci Parti MYK: Katliam ve bombardıman Emperyalist politikaların sonucudur

KATLİAM VE BOMBARDIMAN EMPERYALİST POLİTİKALARIN SONUCUDUR !

Emperyalistler arası çatışmanın faturası yoksul halklara kesilmeye devam ediyor. Ortadoğu’da ve Suriye topraklarında bizzat emperyalist ülkeler tarafından başlatılan ve cihatçı selefi çeteler vekaleti ile yürütülen kanlı iç savaş ne yazık ki masum halkın ağır bedeller ödemesi ile sürüyor. Önce İdlib’te onlarca çocuğun ve sivil insanın öldürüldüğü kökeni ve kaynağı belli olmayan kimyasal bir saldırı yaşandı ardından ABD çok önceden hazırlığı yapıldığı noktaları tespit edilip işaretlendiği izlenimi veren bir hava saldırısında bulundu. Gerek kimyasal saldırı gerekse ABD’nin füzeler ile gerçekleştirdiği saldırı emperyalistler arası mücadele emperyalistlerin desteklediği ve gerçekleştirdiği katliamlar ve Suriye’de son süreçte meydana gelen gelişmeler görülmeden izah edilemez. Kimyasal saldırı ve ABD bombardımanı Suriye coğrafyasında IŞİD’in geriletildiği, cihatçı çetelerin İdlib’de sıkıştırıldığı ve herkesin IŞİD sonrası döneme tartışmaya başlayıp, haritaların çizildiği masada yerini almaya çalıştığı bir dönemde gündeme geldi. Bu noktada kimyasal saldırının kaynağının açığa çıkarılması sorumluların deşifre edilip yargılanması ve uluslar arası alanda bu saldırıların arkasındaki güçlerin deşifre edilerek mahkum edilmesi mutlak bir zorunluluk olarak ortaya çıkmaktadır.

Kimyasal silahlar kapitalist emperyalist yayılmanın bir sonucu olarak ortaya çıkmıştır. Tıpkı nükleer silah gibi kimyasal silahlara emperyalist işgal politikalarının ve bu politikaları besleyen savaş sanayisinin ürünüdür.Kimin hangi amaçla kullandığından azade bir şekilde kabul edilmelidir ki geçmişte meydana gelen bugün yapılan ve gelecekte gündeme gelecek olan tüm bu saldırıların esas sorumlusu emperyalizmdir.

Suriye’nin İdlib şehrinde meydana gelen saldırının kaynakları tartışılmaya başlandığında cihatçı çeteler ile Türk Devletinin kurduğu kirli ilişkilerde ortaya çıkacaktır.Bizzat Türkiye mahkemelerinin resmi tutanaklarında yer alan bilgilere göre cihatçılar tüm silah altyapısını Türkiye’den edindikleri gibi Türkiye’den onlarca şirketin cihatçı çetelere kimyasal silah yapımında kullanılacak malzeme sattığı da görülmektedir.Özellikle Nursa çetesi ile kurulan ilişkiler geçmişte Şam’ın mahallelerinde gerçekleştirilen saldırılar Hatay ve Adana’da ele geçirilen kimyasal malzemeler İdlib’de gerçekleşen saldırılar şüphe ile bakmayı gerektirmektedir.Partimiz sivil halkı hedef alan bütün saldırıları ve elbette idlib’de ki kimyasal saldırıyı lanet ile kınarken bu saldırının temel arka planının Türk Hükümeti’nin de ortak olduğu vekalet savaşı olduğunu ve bu nedenle ölümlerin temel sorumlusunun Suriye’de ki iç savaşı başlatan besleyen ve bugüne getirenler olduğunu beyan ediyoruz.
AKP hükümeti yıllardır süren vekalet savaşında IŞİD Nursa ve diğer bütün cihatçılarla her çeşit işbirliğine girmekten kaçınmamıştır. Bu noktada Şengal’de, Rojava’da ve Suriye’de masum insanları hedef alan cihatçı katliamlarını destekleyen Suruç’ta, Ankara’da, Antept’te katliamların arkasında ki güçleri deşifre etmekten kaçınan katliamcılarla işbirliği içine giren ve işgalci özlemlerle hareket eden hükümetin kendi topraklarında Gewer, Cizre ,Sur, Nusaybin, Şırnak katliamlarını ve yıkımlarını görmezden gererek yaşam hakkı söylemi ile İdlib katliamını kınaması riyakarcadır.

ABD’nin İdlib saldırısını bahane ederek Suriye topraklarına gerçekleştirdiği saldırı emperyalist bir saldırıdır ve kabul edilemez.Kendisini hak ve özgürlüklerin koruyucusu olarak ortaya koyan ve saldırının gerekçesini sivillerin öldürülmesi olarak açıklayan ABD tutumu baştan sona riyakarcadır.Dünya hakları ABD işgal politikalarını Vietnam’dan Güney Amerika’ya ; Afrika’dan Ortadoğu’ya Afganistan’a ne büyük yıkımlara yol açtığını bilmektedir.Bu silahlarının üreticilerinden birisi ABD’dir.ABD bu saldırısının altında Ortadoğu’da kaybettiği konumu geri almak IŞİD sonrası kurulacak sonrası masaya güçlü oturmak ve Trump’ın sağ popülist politikalarına meşrutiyet kazandırma amacı yatmaktadır.Yapılan açıklamalar ve sergilenen tutumlar bir yanıyla saldırının neredeyse danışıklı dövüş gibi cereyan ettiğini gösterirken; öte yandan Suriye iç savaşının uzaması da hizmet edeceği izlenimi uyandırmaktadır.ABD saldırısı idlib’de ki kimyasal katliam Rakka ile eş zamanlı başlaması beklenen ve İdlib’e sıkışmış cihatçıları hedef alan operasyon öncesine denk gelmiştir.ABD saldırısı Alevilere, Kürtlere, ezidilere, Süryanilere karşı onlarca katliamı gerçekleştiren Ortadoğu’yu cehenneme çeviren cihatçıları desteklemekten başka hiçbir işe hizmet etmemiştir.
Devrimci Parti ezilen halkları hedef alan tüm saldırıları enternasyonalist bir bilinç ile omuz omuza mücadele etmeyi emperyalizme karşı içerde ve dışarıda direnişi büyütmeyi ana hedeflerinden birisi sayar. Katliamlar ,yağma ve işgal savaşları hakların birlikteliğiyle yenilgiye uğratılacaktır.

Ortadoğu’da ve dünyada emperyalizm yenilecek ezilen halklar kazanacaktır!

DEVRİMCİ PARTİ MYK
07.04.2017

Yorum Kapalı